Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2,249,43/1, 248/2,62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması sonucu sonuç cezanın "2 yıl 7 ay 6 gün hapis" yerine yazılı şekilde "2 yıl 7 ay 7 gün hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanması yerine memuriyetten yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki "2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası" olarak belirlenen sonuç cezanın "2 yıl 7 ay 6 gün hapis cezası" olarak tayin edilmesi ile hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinin "Katılanlar ... ve Hazine kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 8.200,00'şer TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine", hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinin ise "Suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 2 yıl süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.