Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan mağdurenin 2013 yılı Ocak ayı başlarında Ayvalıkta bir kafede eğlenirken tanıştıkları, bu tanışma sonrasında sanığın, katılan mağdure ile tekrar buluşmak istediği, buna istinaden katılan mağdure ile sanığın, tanık ...’in ikametinde buluştukları, bu ikamette katılan mağdure ile sanığın normal yoldan rızaen cinsel ilişkiye girdikleri, ardından katılan mağdurenin ikametten ayrılarak Burhaniye'deki ikametine gittiği, bu olaydan sonra sanığın, katılan mağdure ile tekrardan cinsel birliktelik yaşamak istediğini katılan mağdureye ilettiği, ancak katılan mağdurenin sanık ile görüşmek istememesi üzerine tanık ...'ın beyanınca sabit olduğu üzere sanığın katılan mağdureyi defaten "Adını çıkartırım, annene anlatırım, benimle tekrar yatacaksın, rezil ederim" şeklinde katılan mağdureyi korkutarak 2013 yılı Şubat ayı başında aynı ikamete giderek sanığın katılan mağdureyle zorla ve rıza dışı şekilde normal yoldan cinsel istismarda bulunduğu, katılan mağdurenin bu durumu kimseye anlatamadığı ve ikametten ayrıldığı, yine aynı saikle sanığın katılan mağdure ile cinsel birliktelik yaşamak için mağdureyi korkuttuğu ve katılan mağdurenin devamla 2013 yılı Şubat ve Mart ayları içerisinde iki kez daha toplamda 3 kez sanık ile zorla cinsel birliktelik yaşadığı iddiasıyla ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-b-2-6,43/1 ile aynı Kanun'un 109/1-3-f-5,43/1. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli, 2015/57 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararı ile dosyadaki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, atılı suçlardan sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın, kanuna ve hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.