Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, mağdurlar ... ve ...'nun birbirleriyle çelişkili beyanlarda bulunmaları, tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın mağdurları bıçakla tehdit ettiğine ilişkin herhangi bir beyanının bulunmaması karşısında, mağdurların beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, kovuşturma aşamasında tanık ...'da dinlenilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
Mağdur ...'nun kovuşturma aşamasında, sanığın bıçağı kendisine salladığını ancak isabet ettiremediğini, mağdur ... Yılmaz'ın ise sanığın bıçakla kendilerinin üzerine geldiğini iddia etmeleri karşısında, eylemin silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.