Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; kovuşturma aşamasında on yedi yaşı içerisinde olan mağdurenin şikayetinden vazgeçtiği ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Her ne kadar Tebliğnamede sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan beraat kararlarıyla alakalı görüş bildirilmişse de, temyiz dilekçesinin içeriğine göre katılan Bakanlık vekilince bu hükümlerle ilgili kanun yoluna başvurulmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar... ve Hayatı müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

1. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 103/6,109/1, 109/5 ve 53. maddeleri ve suça sürüklenen çocuk hakkında 103/1, 103/6,31/3, 109/1,109/5 ve 37. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde;
a) Sanıklar ... ve Hayatı hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1, 30/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-d. maddeleri uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına,
b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/1, 31/3,30/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-d. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
c) Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine,
d)Sanıklar ..., Ömer ve Hayatı hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 109/3-f, 109/5, 30/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-d. maddeleri uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına,
e) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 109/3-f, 109/5, 31/3 30/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/3-d. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi ret kısmi onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık ... hakkında kurulan hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; sanık Hayatının beraati gerektiğine, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçları işlediğine daire delil bulunmadığına ve kararın bozulması talebine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; sanıklar ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarının bozulması gerektiğine, eksik incelemeyle sanıklar ile suça sürüklenen çocuk lehine karar verildiğine, kanunun ilgili maddelerinin olaya doğru uygulanmadığına ilişkindir.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Kayden 05.10.1998 doğumlu olup kovuşturma evresinde ifadesinin alındığı 07.10.2015 günlü duruşmada on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, mevcut şikayetinden vazgeçtiğini ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

B. Sanıklar ... ve... ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanık ... ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarda, doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 30/3. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmemiştir.

2. Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesi uyarınca hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir şeklindeki emredici düzenleme karşısında, 10.05.2015 tarihli oturuma ait duruşma tutanağında hazır bulunan sanığa son söz hakkının tanınmaması nedeniyle kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuş, bozma sebebine göre Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ... ve... ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekeri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.