HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1-1.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2020 tarihli, 2016/360030 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz isteği; verilen cezanın ertelenmesinin yerinde olmadığına, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece,...li merkez... Köyü,... Mevkii'nde izinsiz kazı yapıldığının belirtilmesi üzerine...l Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı görevlilerince ihbara konu yere gidildiği, jandarma görevlilerini farkeden sanıkların ellerinde kazma ve küreklerle olay yerinden kaçmaya çalıştıkları ancak görevlilerce yakalandıkları, sanıkların alınan savunmalarında; piknik yapmak amacıyla olay yerine geldiklerini, ateş yakmak amacıyla çalı aradıkları sırada kazılmış çukurları ve çukurların yanında da kazmayı ve küreği gördüklerini, kazılan yerde define olabileceği düşüncesiyle çukuru kazmaya başladıklarını, yaklaşık 3 saat kadar kazı yaptıklarını beyanla üzerlerine atılı suçlamayı kabullendikleri, olay yerinden suçta kullanılan 1 adet kazma ile 1 adet küreğin ele geçirildiği, olay yerinde yapılan incelemede; sanıklarca 5 metrekare boyutunda ve 2 metre derinliğinde bir çukur açılmış olduğunun görüldüğü, ...l Kültür ve Turizm Müdürlüğü Müze Müdürlüğü'nce tanzim edilen 19/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda; kazı yapılan alanın sit alanı olduğuna ilişkin herhangi bir tescil kaydına rastlanılmadığının, ancak tahribata uğrayan alanın Roma döneminde iskan edildiğinin, bu nedenle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde tanımlanan 6. maddesinin d bendinde belirtilen kültür varlığı örneklerinden olduğunun belirtildiği anlaşılmış olup sanıkların üzerlerine atılı kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunun sabit olduğu gerekçesiyle sanıkların cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu yerde bağımsız arkeolog bilirkişi refakatinde keşif yapılarak, sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığı tereddütsüz şekilde tespit edilerek, sonucuna göre sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu gözetilmeksizin, davanın tarafı konumunda bulunan Müze Müdürlüğü raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2024 tarihinde karar verildi.