SUÇLAR: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmî belgede sahtecilik

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanıkların GTİP’i ve eşya tanımı farklı olan eşyayı ve beyan harici eşyayı gümrük vergilerini ödemeksizin ülkeye sokma eyleminde bulunduklarına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; eylemin gümrük tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görülmesi nedeniyle, beyana göre hesaplanan gümrük vergisi ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki farka ilişkin Gümrük Kanunu uygulamasını gerektirdiği ve Gümrük Kanunu'nun 234/1-a maddesi kapsamında kaldığı değerlendirilmekle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir" kuralı da gözetilerek mahkemece bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir karar verilmemesinin usul ve esasa aykırı görülmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

... adına Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne tescilli 23.01.2015 tarihli ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın, kırmızı hat kriterine göre gümrük memurlarınca yapılan fiziki muayenesinde; beyan harici 10 kap 9900 adet 305,4 kilogram saç tokası cinsi eşya, 15 kap 360 adet duvar saati cinsi eşya, 7 kap 336 adet mumluk cinsi eşya ele geçirilmiştir.

Şahıs firmasının sahibi ... ve beyannameyi düzenleyen gümrük müşaviri ... Hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre, beyanname ekinde bulunan konişmento, fatura, çeki listesi evraklarında gümrük beyanına aykırılığın bulunmadığı, gümrük müşavirinin sunulan belgeler doğrultusunda beyannameyi düzenlediği, suça konu eşyaların aslında beyanname eki faturada adet ile birlikte kıymet olarak yer aldığı, fatura içeriğinde ürünlerin mamul olarak doğru nitelendirildiği, ancak ürün cinsinin hatalı belirtildiğinden GTİP farklılığının oluştuğu belirtilmiştir.

Sanık ... savunmasında, gümrük müşaviri olduğunu, sanık ...'in verdiği evraklar doğrultusunda beyannameyi düzenlediğini, ... tarafından mumluk ve duvar saati cinsi eşyanın "ahşap süs eşyası", saç tokası cinsi eşyanın ise "metal süs eşyası" olarak sipariş verilmesi ve faturalandırılması nedeniyle bu kapsamda beyannameyi düzenlediğini, bu nedenle GTİP farklılığı oluştuğunu, verilen evraklar doğrultusunda beyannameyi düzenlediğini, eşyalar arasında saç tokası, duvar saati, mumluk eşyaların bulunduğunu bilmediğini ifade etmiştir.

Sanık ... savunmasında, suça konu eşyanın kendisine ait olduğunu Çinli firmadan duvar saati, mumluk ve saç tokası cinsi eşyaları ahşap ve metal süs eşyası olarak bildiği için bu şekilde faturalandırıldığını, beyannamede farklılık olacağını bilmediğini ifade etmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Beraat Hükmünün İncelenmesinde

1. Resmî belgede sahtecilik suçu yönüyle gümrük müşaviri olan sanık ... açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun (4458 sayılı Kanun) geçici 6 ncı maddesinin 6 ncı fıkrasındaki “Gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır” hükmü uyarınca eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın işlemlerini yürüttüğü firma tarafından ibraz edilen fatura, konişmento ve diğer evraklarda yer alan bilgilerden farklı veya bu bilgilere uymayan nitelikte beyanname düzenlediğine dair bir tespitin bulunmadığı, ilgili mevzuat hükmü uyarınca, ancak beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlı sorumlu tutulabilecek sanığın, iş sahibi tarafından kendisine sunulan bilgi ve belgelere göre gümrük müşaviri olarak beyanname düzenleyerek idareye vermesi, iş sahibi tarafından sunulan belgelerde yer alan eşyayı görme ve dayanak belgelerin doğruluğunu araştırma yetki ve yükümlülüğünün bulunmamasına göre, sanığın savunmasının aksine diğer sanığın eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmış olup, yüklenen suçtan sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanıklar Hakkında Kaçakçılık Suçu Yönünden ve Sanık ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçu Bakımından Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde

1.Sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında ve sanıkların eylemlerine uyan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

2.Dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği sanıklar hakkında zamanaşımı en son kesen sebep savunmanın alındığı 24.11.2015 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Resmî Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Beraat Hükmünün İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Kaçakçılık Suçu Yönünden ve Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Bakımından Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, sanıklar hakkında kaçakçılık suçu bakımından ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

13.06.2024 tarihinde karar verildi.