HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi
Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/231 Karar sayılı hükmü ile sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan erteli mahkûmiyet hükmünün ve araç müsaderesinin katılan vekili, suça sürüklenen çocuk ile malen sorumlu tarafından temyiz edilmesi nedeniyle anılan dosyanın Yargıtay ilgili Dairesi tarafından incelenerek karara bağlanması gerekirken Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dava dosyasının yasa değişikliği nedeniyle iade edilmesi üzerine yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde kurulan 07.12.2020 tarihli ve 2020/380 Esas, 2020/551 Karar sayılı kararın hukukî değerden yoksun olduğu gözetilerek, anılan Mahkemenin 17.11.2015 tarih ve 2015/132 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararına yönelik yapılan incelemede;
Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden yapılan yol uygulamasında durdurulan, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki malen sorumlu ... adına kayıtlı, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde kendisine ait olduğunu beyan ettiği araçta yapılan aramada, 550 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilen olayda, sanık ... araçtaki sigaralardan bilgisinin olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemişse de; ele geçen sigara miktarı, sanık ile suça sürüklenen çocuğun savunmaları, sigaraların ele geçirildiği yer ve araç marka modeline göre araçta bulunan sigaralardan haberdar olmamasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, sanık ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı suçu, hakkında mahkûmiyet kararı verilen diğer suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte işlediği gözetilerek mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun suça konu sigaraları satmak için satın aldığına dair ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.Dava konusu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk ...'ın, katılan ... İdaresi vekili ve malen sorumlunun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.