Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2, 51/1-3-7 ve 53/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Katılan vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında cezanın ertelenmesi koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın Gelibolu ilçesi, Yeniköy köyü parsel 1594 de kayıtlı taşınmazda, ruhsatsız ve kaçak olarak su basman betonu atılmış, hazır prefabrik (çelik) konteynerin montajı tamamlanmış, çelik çatısı yapılmış, üzeri shingle ile kaplanmış, kapı ve pencerelerinin takılmış oturabilir durumda inşaat yaptığının tespit edildiğinden bahisle sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın savunmasında; suça konu yapıyı 2012 yılında yaptırdığını, prefabriki bir yapı olduğunu, temelinde kazı veya inşaat olmadığını, taşnmazının bulunduğu yerin I. Derece Doğal Sit Alanı olduğunu bilmediğini, üzerine atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği, mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonucu düzenlenen 16.01.2015 havale tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda "Taşınmaz üzerinde tek katlı 3x7 metre ebatlarında konteynerin beton üzerinde yerleştirilmiş olduğu, konteynerin tüm unsurları ile tamamlanmış, kullanılabilir durumda olduğu, sanık tarafından taşınmaz üzerine yerleştirilen konteynerın esaslı yapı niteliğinde olduğu, yapı ruhsatı veya izni alınması gerektiği, yapı ruhsatı veya izni alınmaması nedeniyle kaçak yapı niteliğinde olduğu, suça konu yapılanmaların I. Derece Doğal Sit alanında ve Saroz Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde kaldığı, taşınmaz üzerinde Yapı Tespit ve Durdurma Tutanağında tanımlanan tüm inşai unsurların 2863 Sayılı Yasaya aykırı olduğu, 16.01.2015 havale tarihli Çevre Mühendisi bilirkişi raporuna göre "Dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm yapıların 2863 Sayılı Yasaya aykırı olduğunun" belirtilmesi karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.