Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine Yerel Mahkeme'nin 05.05.2015 tarih ve 2015/205 Esas, 2015/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve verilen bu karar 13.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karar ile hüküm aynen açıklamıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
Suç tarihinde, orman sahasında alkol alan sanık ve temyiz dışı sanıkların kimlik kontrolünün yapılmak istenmesi sırasında sanığın, şikayetçi polis memurlarından ...'yi itekleyip arabayla kaçmak isterken engellenmeye çalışıldığı, temyiz dışı sanıkların müdahale ederek sanığı kaçırmak için şikayetçi ...'yi tuttukları, olaya müdahale eden diğer şikayetçi ...'nin biber gazı sıkmak suretiyle sanığın kaçmasını engellediği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın şikayetçilere yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.