Tebliğname No: 4 - 2010/319562
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün ve 2007/9-18 sayılı Kararına göre sanık Ö.. R..'nun başvurusunun kanuni süresinde olduğu anlaşılmakla incelemenin her 3 sanık yönünden yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
23/03/2009 tarihli haciz tutanağı içeriği, katılanın aşamalarda istikrar gösteren beyanları ve tanıklar H.. A.., S.. Ü.. ve M.. M..'nun ifadeleri gözetildiğinde tebliğnamenin (a) fıkrasındaki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İcra memurunun TCK'nın 6. maddesine göre yargı görevi yapan sıfatı bulunmadığı, bu nedenle sanıkların eyleminin TCK'nın 265/1-3. maddesinde tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmesi sonucu CMK'nın 226. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı da tanınmadan TCK'nın 265/2. maddesi uygulanmak suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar C.. R.. ve M.. R.. müdafiinin ve sanık Ö.. R..'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.