Mahkûmiyet, emanet eşya ve nakil aracı müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verilmesi ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Malen sorumlunun temyiz istemi; nakil aracının iadesine karar verilmesi gerektiği sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanığın temyiz istemi; cezanın hukuka aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

İhbar üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada 459 paket kaçak sigara, 38.500 gr. kıyılmış tütün, 128 paket makaron, 300 adet sigara sarma kağıdı, 5 paket tütün, 20 poşette 300 adet içi tütün doldurulmuş makaron ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında; sigara hariç diğer eşyaların kendisine ait olduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Dosyada mevcut ekspertiz raporu ve bilirkişi raporunun incelenmesinde, ... marka tütün ve makaronlar ile ... marka tütünün ve poşette ele geçen tütün ile makaronlar içindeki tütünün kaçak olmadığı, kabahat oluşturduğu, diğer eşyaların kaçak olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu 38.500 gr. tütün için idari yaptırım uygulandığı, karar örneğinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

1.Suç tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık hakkında lehe Kanun'un tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında usule uygun lehe Kanun tespiti yapılmadan ve hatalı uygulama sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenen temel cezadan sonra 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulması,

3.Dosya kapsamına göre kaçak olmadığı anlaşılan ve idari yaptırım gerektiren eşyaların kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasına dahil edildiği görülmekle, dosya kapsamına göre yalnızca kaçak olduğu anlaşılan eşyalar için Gümrük İdaresine yeniden KEMT varakası düzenlettirilerek, yapılacak ihtaratların bu KEMT varakasındaki değerler esas alınarak yapılması, eşyanın değerinin düzenlettirilecek KEMT varakasına göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,

b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde

Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı da yapılmadığı gözetilerek; eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yarı oranda indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren yasal ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Daha önce idari yaptırım uygulanan tütünler ve kabahat zamanaşımı da nazara alınarak, kaçak olmadığı anlaşılan tütün ve makaronlar yönüyle 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesi uyarınca idari yaptırım kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrım yapılmaksızın tüm eşyalar yönüyle mahkûmiyet kararı verilmesi,

6....'in, malen sorumlu sıfatıyla usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığının tespit edilmesinden sonra, aracın müsaderesi için gereken şartların ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olup olmadığının karar yerinde tartışılarak nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Dava konusu eşyalar hakkında talep halinde mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılma hakkı tanınmayan malen sorumlu ile 4733 sayılı Kanun gereği idari yaptırım gerektiren eşyalar yönüyle Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin, sanığın ve malen sorumlunun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun uyarınca dosyanın iadesinden önceki 30.03.2016 tarihli kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.