HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eşya teslim alınmadığından suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle hükmün kanuna aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'in temyiz istemi; eksik araştırma ile verilen kararın hukuka aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca kargo aracında yapılan aramada, göndericisi sanık ..., alıcısı sanık ... olan gönderide yapılan aramada 45 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık ... savunmasında; cep telefonlarını satmak için aldığını, kargo ile kardeşine gönderdiğini, İstanbul'a gidince satacağını beyan ederek atılı suçu kabul etmiştir.

Sanık ..., abisi olan diğer sanığın kargo ile cep telefonu gönderdikten sonra kendisini aradığını, kargonun eline ulaşmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun cihaz sorgulama raporuna göre ele geçen cep telefonlarının kaçak olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu eşyanın değerinin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre eşyanın değerinin pek hafif olduğu tespit edilmiştir.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunmasında, abisi olan diğer sanığın kargo gönderdiğinden haberdar olmadığını beyan etmesi, savunmasının sanık ... tarafından doğrulanması, cep telefonlarının sanığa teslim edilmeden, kargo aracında yakalanmış olması hususları değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık hakkında lehe Kanun'un tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesis edilmiş ise de eşyanın değerinin pek hafif olduğunun anlaşılması karşısında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un lehe olduğu belirlenerek;

1.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakası ve bilirkişi raporuna göre eşyanın değeri pek hafif olduğu halde hafif olduğunun kabulü ile sanık hakkında fazla ceza tayini,

2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması,

3.KEMT varakasındaki CIF kıymetin, bilirkişi raporunda belirlenen CIF kıymetin 2 katından fazla olduğu cihetle; bilirkişinin belirlediği CIF kıymet üzerinden Gümrük İdaresine yeniden KEMT varakası düzenlettirilerek, yapılacak ihtaratların ve eşyanın değerinin bu KEMT varakasındaki değerler esas alınarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için sanık ...'e eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi gerekirken, bu miktarın 2 katının bildirilmesi suretiyle sanığın ödeyeceği miktarda yanıltılması,

5.Hükme esas alınan bilirkişi raporu cep telefonları için düzenlendiği halde hükmün gerekçesinde bilirkişi raporunun sigaralara ilişkin olduğunun belirtilmesi suretiyle hükmün karıştırılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.