Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 07.01.2019 tarihli ve 2017/1557 Esas, 2019/46 Karar sayılı kararının 1 No.lu bozma sebebinde; ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 15.01.2014 tarihli sağlık kurul raporu ile ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.05.2018 tarihli raporu arasında sanığın cezai ehliyetine dair çelişki olması nedeniyle sanığın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine sevk edilerek rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere yeni bir rapor almak yerine sanığın 26.03.2016 tarihinde işlediği tehdit ve mala zarar verme suçları yönünden Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 30.12.2019 tarihli sağlık raporunun onaysız fotokopisi üzerinden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.