TEBLİĞNAME:

1-B/2011/59247

TARİHİ VE NO: 18/10/2010 . 86/118
SUÇ Tasarlayarak öldürmek

M.. G..'i tasarlayarak öldürmekten sanıklar O.. B.., M.. U.., işbu suça azmettirmekten sanık Seval Tutar'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (ERZURUM) Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/10/2010 gün ve 86/118 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii ve müdahil vekili taraflarından da istenilmiş, sanıklar müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1)Kabule göre, sanık M. F..'in diğer sanıklarla birlikte irade birliği içerisinde ve yapılan işbölümü çerçevesinde eylem üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle suça 5237 sayılı TCK.nun 37/1 maddesi kapsamında fail olarak katıldığı yönündeki mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, aksi yöndeki düşünceyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık M.F..'in suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık M. F..müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede sübuta, katılan vekilinin sanık M. F.. yönünden takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yersizliğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık Seval'in maktul Murat ile gayri resmi birlikte yaşadığı, diğer sanıklar Okan ve M.F..in ise maktulün arkadaşları oldukları, bu ilişkiye dayalı olarak maktul ile sanıklar arasında değişik zamanlarda telefon görüşmeleri bulunduğu; 08.08.2007 günü akşam saatlerinde arkadaşları sanık Okan ve tanıklar Şahset ve Oktay'la birlikte alkol alan maktulün, sanık Muh. F..'in telefonla arayarak buluşma teklifinde bulunması üzerine arkadaşlarının yanından ayrıldığı, maktulün sanık M. F..'le buluşma isteğine sanık Okan'ın tepki gösterdiği; sanık Seval'in, maktulün eve gelmemesi üzerine Okan'ı arayarak durumu sorduğu, maktulün en son M.F..'le buluştuğunun söylenmesi üzerine diğer sanıkların M. F..' i sorumlu tuttukları; 10.08.2007 günü polis merkezini arayan bir kişinin cesedin bulunduğu yeri söylediği, ancak yapılan araştırmada belirtilen bölgede cesede rastlanmadığı, 28.08.2007 günü maktulün yakını tanıklar Osman'ı ve Muhittin'i arayan kişinin tekrar cesedin yerini söylemesi üzerine bir gün sonra tanıklar Osman, Muhittin ve Hatice'nin tanık İlkan'ın kullandığı araçla söylenen bölgeye gittikleri ve yaptıkları arama sonucunda ağaçlık alanda cesedi buldukları, yapılan incelemede cesedin ileri derecede çürümüş olup oksipital sol üst kısımda bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması bulunduğu ve ölümün ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarıyla müterafık kafa içi değişimler sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, cesetten mermi çekirdeği elde edilemediği, olay yerinde yapılan araştırmada kovan veya mermi çekirdeğine rastlanmadığı; 28.08.2007 günü tanıklar Osman ile Muhittin'i arayan kişinin aynı telefon kartı ile ancak farklı ankesörlü telefonlardan arama yaptığının tespit edilmesi üzerine, sözü edilen telefon kartının tanıklar Muhammet Ali, Ö.. U.. ve S.. T..'ın anlatımlarından sanık Muhammet Fatih tarafından askere giden kardeşi tanık Muhammet Ali'ye verildiğinin anlaşıldığı; maktulle en son görüşen kişi olduğunun söylenmesi üzerine gözaltına alınan sanık M.F..'in 29.08.2007 ve 30.08.2007 tarihlerinde Cumhuriyet Savcısına, 30.08.2007 tarihinde sorguda ve 04.09.2007 tarihinde tekrar Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadelerinde; sanıklardan Seval'in azmettirmesi üzerine, öldürüleceğini bilerek maktulü götürüp sanık Okan'a teslim ettiğini ve Okan'ın maktulü öldürdüğünü söylediği halde, 12.11.2007 ve 29.11.2007 tarihlerinde Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadeleri ile kovuşturma aşamasında verdiği ifadelerinde ise bu beyanlarından dönerek diğer sanıklar hakkındaki iddiasının doğru olmadığını söylediği; maktul ile sanık Seval arasında adli merciilere intikal eden herhangi bir olumsuz olayın gerçekleştiği yönünde dosyaya yansımış bilginin bulunmadığı; sanık Muhammet Fatih'in, Seval ile Okan arasında duygusal ilişki bulunduğu yönündeki iddiasının ise herhangi bir somut kanıta dayanmadığı; 08.08.2007 günü saat 21.32'de, sanık M. F..'in cep telefonundan sanık Seva1'in telefonunun aranılarak 34 saniyelik görüşme yapıldığı yönündeki kaydın ise, maktul ile Seval'in kontörleri yeterli olmadığından birbirleriyle görüşememeleri üzerine maktulün sanık M. F..'in telefonunu kullanarak sanık Seval'i aradığı yönündeki savunmanın oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu; sanık M.F.. savunmalarında, sadece maktulü belirtilen yere götürerek sanık Okan'a teslim edip döndüğünü söylediği halde, kullandığı telefon hattı baz istasyonu bilgilerine göre yaklaşık 58 dakika o bölgede kaldığı, sanık Okan'ın kullandığı telefon hattının ise o bölgedeki baz istasyonu dahilinde kullanıldığına ilişkin verinin bulunmadığı olayda;
Sanık M. F..'in maktulle olay sırasında buluşması, kullandığı cep telefonu hattının cesedin bulunduğu yerdeki baz istasyonundan sinyal alması, cesedin yerini kolluğa ve öldürülenin yakınlarına bildirmesi ve beyanlarının da kendisini bağlaması hususları dikkate alındığında eylem üzerinde ortak hakimiyet kurarak öldürme eylemine fail olarak katıldığı, diğer sanıklar Seval ve Okan'ın ise cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşılmakla,
a)Sanıklar Seval ve Okan'ın cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığı halde adıgeçen sanıkların beraatleri yerine, sanık M. F..'in sonradan geri aldığı suç atma şeklindeki beyanlarına itibar edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle cezalandırılmalarına karar verilmesi,
b)Azmettiren olarak kabul edilen sanık Seval'in üzerine yüklenen suçu işlediğine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığına göre, sanık M.F.. hakkında 5237 sayılı TCK.nun 38/3 maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığının gözetilmemesi,
c)Kabule göre de; Sanık Okan hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanıklar Seval ve Okan müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanık M.F.. hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutukluluk süresine göre müdafiinin tahliye isteminin reddine, bozma nedenine göre sanılklar Seval ve Okan'ın SALIVERİLMELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil iseler derhal salıverilmelerinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 27/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
27/09/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı G.G..'in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık S. T.., O.. B.. ile M.. U.. müdafiileri avukatlar M. Ç.., T. G.., F. G.. Güner ile İ. .S..'ın yokluklarında 29/09//2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.