ÖZET: BOZMA KARARINA UYULMAKLA LEHİNE BOZMA YAPILAN TARAF YARARINA KAZANILMIŞ HAK, AYNI DOĞRULTUDA İŞLEM YAPILMASI YOLUNDA YEREL MAHKEME İÇİN ZORUNLULUK DOĞAR. BOZMA DIŞINDA KALAN YÖNLER İSE KESİNLEŞİR.

(09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK)

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca du­ruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:

Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir.

Önceki günlü bozma kararında; tapu maliki Mehmet’in taraflar dışındaki tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi gereğine değinilmiştir. Ne var ki dosyaya getirtilen Alaşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/897-885 E.K. sayılı ve 02.11.2010 günlü mirasçılık belgesi içeriği ile, mahkemece yar­gılamaya esas alınan Uşak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/1334-1230 E.K. sayılı 02.09.2004 tarihli mirasçılık belgesi içeriğinin farklı olduğu, yeni tarihli mirasçılık belgesinde Mehmet’in diğer mirasçılar yanında 01.04.1934 doğumlu Hatice isimli bir başka mirasçısının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu halde mirasçılık belgelerinin çelişkili olduğu gözetildiğinde davada taraf koşulunun oluşup oluşmadığı anlaşılamamaktadır.

O halde; öncelikle davacı tarafa mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkiyi gidermek üzere yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açması için süre verilmeli, bu husus ön sorun yapılmalı, daha sonra hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde uygulama yapılmalı, bu cümleden olarak; belirlenecek doğru mirasçılık belgesine göre tapu kayıt maliki Mehmet’in varsa diğer mirasçıları davaya dahil edilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar Kezban, Bekir, Ayşe, Zeynep ve Arzı’nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre az yukarıda isimleri geçen davalıların sair, davalı Hasibe’nin ise tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgilisine ayrı ayrı iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.