İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:

Olay tarihinde on beş- on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçun zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki 5237 sayılı TCK'nın 102/1-c.2. maddesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturup, anılan maddede öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve beraat eden suça sürüklenen çocuğun mahkeme sorgusunun yapıldığı 04.10.2012 ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında görülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.