Taraflar arasındaki asıl davada kooperatif genel kurul kararının iptali, tazminat, birleşen davada tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalı kooperatifin Robert Koleji Mezunları Yapı Kooperatifinin isim değişikliği sonucu ve devir sonrası devam eden bir kooperatif olduğunu, 1988 tarihindeki genel kurul kararıyla ortaklığının ihracına ve ödemesinin iadesine karar verildiğini, kooperatife tekrar müracaatı üzerine kabul edildiğini ve 1992 yılına kadar ödemelerinin devam ettiğini, toplantılara katıldığını, 2011 yılında kooperatifin yönetiminin değiştiğini, önceki kayıtların imha edildiği gerekçesiyle ortaklığının bulunmadığının beyan edildiğini ve ortaklığa alınmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline bu talebinin kabul edilmemesi halinde kura ile tahsis edilen taşınmaz bedelinin tespiti ile kendisine ödenmesine, taşınmazın 3. Kişilere kiraya verilmesi nedeniyle oluşan zararının tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada, davalı kooperatif adına kayıtlı 9/C taşınmazın tescilinin iptalini ve kendi adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin farklı bir kooperatif olup davalının ortaklık başvurusu bulunmadığını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını,davacının kur’a tutanağında sehven yer aldığını ödeme yapılmaması sebebiyle adına tahsis yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif ihraç kararından sonra davacının babası tarafından kooperatife sunulan senetlerin davalı kooperatif tarafından kabul edildiği gibi, davacı tarafından yapılan üyelik aidatlarının da davalı kooperatif tarafından kabul edildiği ve 23.09.1989 tarihli noter huzurunda yapılan çekilişe davacının da dahil edildiği bu durumda davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğinin davalı tarafça da zımnen kabul edildiğinin anlaşıldığı, kooperatif yönetimi yönünden üyeliğinin iptal edildiği iddiası karşısında noter huzurunda yapılan kur’a çekilişine katılmasının sağlanmasının da tek başına davacının üyeliğinin devam ettiğinin gösterdiği, kooperatifin sadece ismi değiştiğinden husumet itirazlarının yerinde olmadığı, birleşen dava yönünden ise davacının davalı kooperatife üyeliğinin tespiti yönündeki talebi yerinde görüldüğünden dava konusu taşınmazın davacıya isabet ettiği ve çekiliş sonrası üyelik aidatlarının da davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Birleşen dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Kooperatiflerde üyenin edimi, aidat borçlarını yerine getirmek; kooperatifin edimi ise aidatların tam ödenmesi karşılığında kullanılmaya müsait bir bağımsız bölümün üyeye tahsis edilmesidir. Aidat ödemelerini tam yerine getirmeyen üyenin tapu talep etme hakkı yoktur. Ödenmeyen aidatların depo edilmesi marifetiyle de tapu iptalinin talep edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacının kooperatife karşı aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacının kooperatife aidat borcu bulunup bulunmadığının araştırılıp davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, alınması gereken harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde asıl davada davalıya iadesine, peşin alınan temyiz harcın talep halinde birleşen davada davalıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.