Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacının 17/04/2004-31/12/2014 tarihleri arasında davalı şirkete ait otelde garson olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafça haklı sebeple sonlandırıldığını, davalı işverenin fazla mesai ücretlerini ödememesi nedeni ile her departmandan pek çok işçinin ayrıldığını, müvekkilinin antraktlı uzun çalışmalar yaptığını, yaz-kış gece çalışması yaptırıldığını, tüm taleplerine rağmen gece çalışmaya devam ettirildiğini, müvekkilinin haftalık izinlerinin de rızası ve onayı dışında kaldırılmış olduğunu, fazla mesailerin ödenmemesi sebebiyle yapılan şikayet ve ihbarlar üzerine son yıllarda sekiz saatlik shiftler imzalatıldığını ileri sürerek alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davacı İsteminin Özeti:
Davacının kıdem, ihbar ve ücret alacağı taleplerinin belirlenebilir olduğunu, belirsiz alacak davası açamayacağını, ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının fazla mesai yaptığı, ulusal bayram genel tatil alacaklarının ödenmediği yönündeki fesih sebeplerinin gerçeği yansıtmaması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının 08: 00-16: 00,16: 00-24: 00 ve 24: 00-08: 00 saatleri arasındaki 3 vardiyadan 08: 00-16: 00 vardiyasında 7,5 saat çalıştığını, haftanın 1 günü izin kullandığını, davacının fazla mesai yapmadığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yapmış ise karşılığının ücret ya da izin olarak ödendiğini, yıllık izinlerinin eksiksiz ödendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, belgeler, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı yapılmış ise işverence karşılığının ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 92/son maddesinin davada irdelenmesi gerekmektedir. Anılan hüküm uyarınca iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir, diğer bir anlatımla; yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir. (Hukuk Genel Kurulu 14.11.1979 gün ve 1014 E., 1364 K.). Maddede ifade edilen tutanaklar; müfettiş tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla birlikte düzenlenmesinde hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır. İş müfettişi tarafından yapılan incelemelere dayalı tutanakların değerlendirildiği ve varılan sonucun yazıya geçirildiği müfettiş raporlarının sadece müfettiş tarafından düzenlenmiş olmaları 4857 sayılı İş Kanununun 92/son maddesi kapsamında kabulleri için yeterli değildir. İş müfettişi raporlarının, rapora dayanak alınan tutanaklar ile birlikte değerlendirilmesi ve ekli tutanakların anılan Kanun kapsamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunun kabulü, 4857 sayılı İş Kanununun 92/son maddesinin açık hükmü karşısında zorunludur. (Hukuk Genel Kurulu 2009/9-2 Esas 2009/48 Karar sayılı 04.02.2009 tarihli kararı)
Dosyaya ibraz edilen iş müfettişi raporlarında davalı işyerinde çalışan işçilerin bazı zamanlardaki çalışmaları sebebiyle hak kazandığı fazla mesailerin olduğu, ancak kontrol teftişleri sırasında hak sahibi olan işçilere bu ücretlerin ödendiği tespit edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, 20.01.2011 tarihli raporda yer alan 2011 yılı temmuz, ağustos ve eylül aylarındaki 3,5 ‘ar saat fazla mesai yapıldığının tespit edildiği, bunlarında bordrolarda tahakkuk ettirildiğinin anlaşıldığı, 31.10.2013 ve 30.09.2014 tarihli raporlarda ise fazla mesai ücretlerin ödendiği tespit edilmiş ise de, dosyadaki bordrolarda davacı lehine tahakkuk eden fazla mesailere rastlanmadığı, yalnızca bu sebeple tanık beyanları ile sonuca gidileceği belirtilmiş ise de, dosya kapsamına göre bilirkişi raporundaki tespitin isabetli olmayıp kabule yeterli olmadığı görülmektedir. Nitekim davalı şirket hakkında işyeri çalışanlarının şikayeti üzerine iş müfettişi tarafından yapılan inceleme sırasında düzenlenen belgelerde, fazla mesai ücretlerinin ödendiğinin tespit edildiği görülmektedir. Davacı taraf iş müfettişi raporunun aksini yöntemince ispatlayamadığından İş müfettişinin işyerinde yapılan teftiş neticesi işin niteliğine uygun bulunan tespitlerine itibar edilmelidir. Bu durumda, davacının fazla mesai alacağının iş müfettişi raporunda yer alan 25.03.2010-23.08.2013 ile 01.12.2013-06.08.2014 tarihleri dışlanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Karar bu nedenlerle bozmayı gerektirmektedir.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.