Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkilinin noter kooperatif hisse devir sözleşmesi ile üyeliğinin gerçekleşmesinden itibaren aidat ödemesi yaptığını, ayrıca müteahhit firmaya ince işler karşılığında ödeme de yaptığını, müvekkilinin gönderdiği ihtarnamelere rağmen davalı kooperatifin, üyelik hakkında bugüne kadar bilgi vermediğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak aidatlarını müteahhit firma yetkilisi ...'e ödediğini, karar defterlerini incelediklerinde, müvekkilinin haberi olmaksızın 2004 tarihinde müvekkilinin üyeliğinin ...'e devri yönünde karar verildiğini, söz konusu kararın müvekkilinin bilgisi dışında alındığını ve müvekkilinin devir iradesi bulunmadığını ileri sürerek, 2004 tarihli yönetim kurulu kararının iptali ile müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinin tespiti olmazsa şimdilik 1.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortaklığı devraldığını belirttiği kişinin kooperatif üyesi olmadığını, ...’in de kooperatif üyesi olmadığı gibi kooperatifle inşaat yapma dışında bir ilgisi bulunmadığını, dava açma sürelerinin de geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dairemiz 19.01.2015 tarihli ve 2014/4916 E. 2015/279 K. sayılı ilamıyla, davaya kooperatif merkezinin bulunduğu Tekirdağ Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif üyesi ...'ın bir hissesinin ...'ya devrinin uygun olduğuna karar verilerek, davacının kooperatif üyeliğine kabul edildiği, daha sonra, 10.01.2005 tarihinde alınan 119 sıra numaralı 24 sayılı yönetim kurulu kararıyla, davacı ...'nın 50 no.lu üyeliğini, ...'e devrettiği ve yönetim kurulunun yaptığı incelemede devir işlemlerinin uygun olduğuna karar verildiği, ancak, bu kararın davacının talebi üzerine alındığına ilişkin olarak herhangi bir belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, yönetim kurulu kararının iptali ile davacının kooperatif üyeliğinin tespiti olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Davacının iptalini istediği 10.01.2015 tarihli yönetim kurulu kararında ... kooperatif üyeliğini ...’e devrettiğini bildirdiğinden, ...’nın kooperatif ile ilişiğinin kesilmesine, hissenin ... üzerine kaydedilmesine karar verildiğinden adı geçen ...’in de hukuku bu dava ile etkilenecektir. Zira, dava dışı ...’in taraf olmadığı bir davada verilen kararın ona karşı infaz edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Davada taraf olmayanın durumu tartışılarak onun leh veya aleyhinde bir karar verilemez. Bu durumda ... hakkında dava açmak üzere, davacı vekiline süre verilmesi, dava açıldığında işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, daha sonra, uyuşmazlığın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken iptal edilen yönetim kurulu kararında adı geçen kişinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.

2- Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün RE’SEN BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcın talep halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi