Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat borçlarını ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin A grubu üyesi olup ödemelerini tamamlayarak dairesinin tapusunu aldığını, istenen aidatların B grubu üyelere ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, incelenen genel kurul kararlarının sabit fiyatla ve peşin bedelle üyelik olduğunu ortaya koymadığı, davalının da böyle bir iddiası bulunmadığı, kooperatif ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmede bir kısım üyelerin ödemelerinin yükleniciye yapılacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı, davalı müteahhide ödeme yapmış olması halinde dahi diğer üyeler gibi kesin maliyet hesabı ile belirlenen bedeli ve genel gider payını ödemesi gerektiği, kooperatif genel kurul kararlarında A tipi ve B tipi olarak adlandırılan üyelikler için farklı aidat belirlenmesi yoluna da gidilmediği, 1992 tarihli genel kurulda alınan tiplendirme kararının sonuçlarının bir farklılık taşımadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Mahkeme hükmü davacı vekiline, 25.10.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup hüküm 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.11.2016 tarihinde temyiz edilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2- Davalı vekili tarafından temyiz konusu yapılan nedenlerin incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz talebi yasal süresi içerisinde olmadığından temyiz talebinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcın talep halinde davacıya iadesine, aşağıda belirtilen onama harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle kabul edildi.