Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalıya ait Kulu İlçesi, Ağılbaşı köyü, Kırçayır mevkiinde kain tarlayı 2007 yılında 4.000 TL icar bedeli karşılığında pancar ekmek amacıyla kiraladığını, davalının kiralama sırasında tarlanın 70 dekar olduğunu beyan ettiğini, itimada binaen ölçmeden anlaştıklarını ve 25/10/2007 tarihli protokolü yaptıklarını, pancar ekmek için yapılan ölçümler sonucunda tarlanın 58 dekar geldiğini tespit ettiğini, tarlanın 12 dekar eksikliğinden dolayı 60 ton pancar zarar ettiğini belirterek 60 ton pancar karşılığı 9.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davalının ikamet adresinin Ankara ili, Sincan İlçesi olduğunu, yetkili mahkemenin Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetkisizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur .Mahkemece 6100 sayılı HMK' nun 6. maddesi ile genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine,dosyanın yetkili ve görevli Sincan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı kiraya veren, 10.12.2012 tarihinde açtığı davada kira ilişkisine dayanarak alacak isteminde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklandığına göre, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup davanın görüldüğü Asliye Hukuk Mahkemesi görevli değildir. Bu durumda yetki hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek mahkemece öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.