Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava ve birleşen dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili asıl ve birleşen davada ;Davalının 18/07/2006 tarihli iki adet kira sözleşmesi ile dükkan vasıflı 1 ve 2 no'lu iki ayrı bağımsız bölümü kiraladığını ; 1 no'lu taşınmazın son ödenen aylık net 6.204 TL kira bedelinin 18/07/2011 tarihinden itibaren aylık net 8.000 TL ;2 no'lu taşınmazın ise son ödenen aylık net 4.285 TL kira bedelinin 18/07/2011 tarihi itibariyle net 5000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,1 no'lu kiralananın 18.07.2011 tarihi itibariyle başlayan yeni dönem aylık kirasının brüt 7.000 TL 'ye,2 no'lu kiralananın 18.07.2011 tarihinden itibariyle başlayan yeni dönem aylık kirasının brüt 5.000 TL 'ye baliğ olduğu ve 18.07.2011 tarihi itibariyle başlayan dönem için davalının bu miktar aylık kira bedellerini ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira ilişkisinin kurulmasından itibaren üç yıldan fazla bir zaman geçmiş ise, kural olarak yeni dönem kira parasının 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hâkim tarafından hak ve nesafet kurallarına göre saptanması gerekir.Bunun için öncelikle dava konusu yerin yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira parası bilirkişiler tarafından belirlenmelidir. Böyle bir belirleme yapılırken, öncelikle benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilmeli, dava konusu yer ile ayrı ayrı karşılaştırılmalı, davalı tarafın savunması dikkate alınarak ekonomik olumsuzlukların kira paraları üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.
Dava konusu taşınmazların yukarıda açıklandığı üzere getirebileceği kira parası usulünce saptandıktan sonra, bu husus dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına göre hâkimce bir kira parası takdir edilmelidir.
Bu itibarla;Kira parasının miktarına ilişkin olarak bir uyuşmazlık bulunup mahkemeye müracaat edildiğine ve kira parasının dava yoluyla tespiti istenildiğine göre; davalı taraf artırılması istenilen veya karar verilebilecek miktarı ödese bile dava red edilmeyip kira tespit kararı verilmelidir. Nitekim davalının artırarak ödediği kira parasını ödemekten vazgeçip önceki dönem kira parasını ödemeye başlaması halinde davacı, hükmen
tespit edilmiş ya da sözleşme ile kararlaştırılmış bir kira parası olmadığı sürece davalı kiracıyı kira parasının arttırılmış halini ödemesi için zorlayamayacağı için yeni dönem kira parasının mahkemece hüküm altına alınmasında davacının hukuki yararı vardır.Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.