Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.10.2013 tarihli ve 2013/15026 Esas sayılı iddianamesiyle, cinsel taciz suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2013/613 Esas, 2014/311 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,35,31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 30.05.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Denetim süresi içerisinde 14.08.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle ihbarda bulunulmuş ve yapılan yargılama neticesinde Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli, 2016/19 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurun odasına gittikten sonra katılan mağdura yatma teklifinde bulunarak eşofmanını indirmesi şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1,35,31/3,62,50 ve 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1.Denetim süresi içerisinde suç işlediği gerekçesi ile dosyası yeniden ele alınan suça sürüklenen çocuğa “Duruşmaya katılmadığı takdirde yokluğunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı” meşruhatı içeren ihtarlı duruşma daveti tebliğinin gerektiği halde, Tebligat Kanunu'nda öngörülen yöntemlerce bu tebligatın yapılmaması suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunması alınmadan hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olarak Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu aynı Kanun'un 231/7. maddesine aykırı olarak hapis cezasının paraya çevrilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.