Zamanaşımı nedeniyle düşme
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, suça konu yapı tespit tutanağı, olaya ilişkin tutanaklar, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün cevap yazıları, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporu, taşınmaza ait tapu kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gereken suça konu taşınmaza kuruldan izin almaksızın fiziki müdahalede bulunmak suretiyle 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçunu işledikleri iddiası ile cezalandırılmaları için mahkememize kamu davası açılmış ise de; suça konu Şişli İnönü Mah. 53 pafta, 611 ada, 20 parselde kayıtlı taşınmazdaki inşai faaliyetlerin bilirkişi raporuna göre 30-40 yıl öncesinde 1970-1980 yıllarında yapıldığının belirtilmiş olması, taşınmazın sanık ...'a babasının 25.09.2005 tarihinde vefatı üzerine miras yolu ile intikal etmiş olması, sanık ...'ın ise vasiyetin tenfizi yoluyla 2008 tarihinde taşınmaza ortak olmuş olması gözetilerek ve sanıkların savunmalarının aksine fiziki müdahalelerin kendileri tarafından yapıldığına dair cezalandırılmalarına yeterli başkaca kesin ve inandırıcı delilller de elde edilmediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya içerisinde mevcut 12.04.2016 günlü bilirkişi raporuna göre, suça konu yapıya ilişkin tüm değişikliklerin 30-40 yıl öncesinde, yani 1970-1980 yıllarında yapıldığı tespit edildiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut 12.04.2016 tarihli inşaat bilirkişi raporunda, suça konu müdahalelerin 1970-1980 yıllarında yapılmış olduklarının belirlendiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinin "1970-1980 yılları" olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7. maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104. maddenin ikinci fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1970-1980 yıllarından itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yapılan yargılama sonunda sanıklar hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.