Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, kanuni süresinden sonra yapılan ve hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli, 2016/194 Esas, 2016/873 Karar sayılı kararı ile, sanığın, tramvayda bulunan katılana ayağı ile bacak arasına sürtme, eli ile kalçasına dokunma ve genital bölgesini elleme gerçekleştirdiği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1.c, 102/3-e ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın Temyiz İsteği
Tramvayda meydana geldiği iddia edilen eylemde kameraların istenilmediği, güvenlik görevlisi olmasına rağmen gidip şikayette bulunmadığı, tanık beyanının dikkate alınmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece sanık hakkında hüküm kurulurken 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 102/3-e. maddesi uyarınca artırım yapılmış ise de, anılan hükmün gerekçesinden de anlaşılacağı üzere suçun yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde sanığın cezasında artırım yapılabileceği, dava konusu olayda sanığın tramvay içerisinde yolculuk yaparken atılı suçu işlediği ve eylemin gerçekleştiği tramvayın aynı Kanun'un 102/3-e. maddesinde “insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamlar” şeklinde tarif edilen yerlerden olmadığından mevcut haliyle eylemin aynı Kanun'un 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu kapsamında kalıp, soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi bulunduğu ve kovuşturma evresinde sanıktan şikayetçi olarak kamu davasına katılan mağdurenin, mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesinin ardından dosyaya sunduğu 17.08.2016 günlü dilekçeyle mevcut şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, bu duruma ilişkin Mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.