Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacılar, davalı şirketlerin bünyesinde, ..., Türkiye kesimi demiryolu inşaat çalışmaları sırasında dinamit ve diğer patlayıcı maddeler kullanılması nedeni ile davacının evinin muhtelif yerlerinde hasar meydana geldiğini belirterek, binada meydana gelen zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise, iddiaların yerinde olmadığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, demiryolu inşaatı çalışmaları esnasında dinamit ve diğer patlayıcı maddeler kullanıldığı, dava konusu binada davalı şirketler tarafından usulsüz ve kotrolsüz dinamit patlatılması sonucu hasarın oluştuğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilmiştir.

1-Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyasının incelenmesinde; dava konusunun 101 ada 160 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, davaya dayanak Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/67 D.İş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda, evin taş duvarlarla örülmüş yığma bina olduğu, binanın belirli bölümlerinde duvarlar arasında ayrılmaların meydana geldiği ve yapının bazı duvarlarında ise bombe (yana kayma) meydana geldiği, yapının onarım şeklinin, ayrılan duvarların sökülüp yeniden örülerek yapılması ve bombe olan duvarlarında aynı şekilde sökülüp yeniden yapılması şeklinde olacağı, ayrıca ahır tavanının ahşap çatı olduğu ve çatıda da hasar meydana geldiği için desteklenmesi gerektiği, yana kayan ahır duvarlarının da sökülüp yeniden yapılması gerektiği belirtilerek evin aşınma payının % 60
ve ahırların ise % 90 olarak tespit edildiği, yapının onarım bedelinin hesaplandığı, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda ise tespit raporunda yer alan belirleme ve tespitlerin aynen benimsenerek rapora esas alındığı, evin aşınma payı % 60, ahırların aşınma payı ise tespit sırasında alınan raporlardan farklı olarak % 80 oranında kabul edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu haliyle, dosya arasında bulunan değişik iş dosyaları kapsamında alınan raporlar ile mahkemee yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu arasında çelişki meydana geldiği, keza raporların keşif mahalli ile olan uyumunun denetlenemediği, raporlarda onarım bedelinin hesaplanmasında esas alınan dayanak birim fiyatlarının belirtilmediği, aşınma payının farklı hesaplandığı, hükme esas alınan inşaat bilirkişisi raporunun, zarar kalemlerinin belirlenmesi noktasında tespit raporunu tekrarlamaktan öte gitmediği, aşınma paylarının ve birim fiyatlarının farklı esas alınmasının gerekçesinin ve çelişkisinin açıklığa kavuşturulmadığı, bu haliyle eksik inceleme sonucu hazırlanan inşaat bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, mahkemece mahallinde yeniden keşif heyeti ile inceleme yapılarak; keşif mahalli ile alınan raporlar arasında uyumun denetlenebilmesi için yapılan gözlemin keşif tutanağına geçirilmesi, raporun hazırlanmasında esas alınan birim fiyatların dayanağının raporda açıklanması, tespit raporu ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2-Dosya kapsamından ve alınan bilirkişi raporlarından dava konusu yapının mühendislik ve fenni kurallara uygun yapılıp yapılmadığı ve bu durumun zararın artmasına neden olup olmadığı hususu bilirkişi raporunda incelenmemiştir. Şu halde, davaya konu binanın niteliğinin zarararın artmasında etken olup olmadığı hususu araştırılarak müterafik kusurun varlığının tespiti halinde 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi (818 sayılı BK'nın 44. maddesi) nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Temyiz edilen kararın yukarıda (1 ve 2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.