Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı, fırın işyerinde hamurcu olarak asgari ücretle 22/06/1996 tarihinden itibaren kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tespitini istemiş; Mahkemece; hiç çalışmadan ve bütün çalışanların rızası alınmadan, safiyane hizmet tespiti davası açılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının tanık bulmaktaki güçlüğü, çok sayıda dinlenen tanık beyanlarından edinilen kanaat gerekçesiyle davacının isteğe bağlı sigortalılığının sona erdiği tarih olan 01/08/2000-30/05/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilmelidir. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabilir.

Davanın esasına ilişkin inceleme ve araştırma sonucu toplanan kanıtlar ışığında, Mahkemenin 22/06/1996- 31/07/2000 tarihleri arasındaki döneme ilişkin red kararı isabetli ise de; kabul edilen hizmet süresi yönünden yargılama sürecinde yapılan araştırmalara rağmen davacının çalışmasına ilişkin herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, işyerinin ve davacının iddia ettiği çalışmasının niteliği, kapsam durumu, bilgilerine başvurulan tanıkların davacının kayıtlara geçmeyen çalışmalarını doğrulayacak beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından, dosya kapsamında bulunan mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde talebin reddi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.