Sanıklar ..., Düşme, Sanık ...: Düşme,
Sanıklar ..., ...: 5237 sayılı Yasanın 158/1-d, 43,62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 1 ay hapis ve 10500 YTL APC ile cezalandırılmalarına. 765 sayılı Yasanın 342/1,80,522,59/2. maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına.
Yasal koşulları bulunmadığından sanıklar müdafilerinin vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü;

1-Sanıklar ..., ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarında;
Sanık ...’ın vefat ettiğinden hakkındaki kamu davasının düşürülmesi gerektiği, diğer sanıklar yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmak suçunun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık, sanık ... hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2., resmi evrakta sahtecilik suçu yönünden ise aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3-4,104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,

3-Sanık ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a)Sanığın Çüngüç Esnaf ve Sanatkarlar odasına usulsüz bir şekilde kayıt olup, sahte oda kayıtlarını kuruma intikal ettirmek suretiyle yersiz Bağ-Kur hizmet süresi kazandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; iddiaya konu olay nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda emeklilik işlemi iptal edilen sanığın, Diyarbakır İş Mahkemesine bu işlemin iptali talebiyle açtığı davanın, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşen anılan mahkemenin 23.05.2006 gün 2005/242 Esas, 2006/309 sayılı kararıyla, “kurum tarafından re’sen sigortalı olarak tescil edildiği, primlerini düzenli olarak ödedikten sonra emekli olduğu, prim ödemelerinin ödeme tarihlerinden itibaren isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle kabul edilerek işlemin iptaline karar verildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu sahte olduğu iddia olunan esnaf odası kaydının emeklilik işleminde bir etkisinin bulunmadığı, kaydın sahteliği kabul edilse dahi eylemin faydasız sahtecilik niteliğinde olduğu anlaşılmakla unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
b)Kabule göre de; suç tarihinde yürürlükte bulunan 507 sayılı Kanunun 112 ve daha sonra 21.06.2005 gün ve 25852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Kanunun 59. maddesine göre “Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının yetkili organlarının üyeleri ve genel sekreterleri ile personelin görevlerini yerine getirirken görevleriyle ilgili suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle bu kuruluşların paraları ile para hükmündeki evrak, senet ve diğer malları aleyhine, bilanço, kesin hesap, rapor, diğer her çeşit evrak ve defterleri üzerinde suç işledikleri takdirde, bu suçlardan dolayı, adli olarak kamu görevlileri gibi ceza görürler.” hükmü uyarınca sanığın Çüngüç Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı ile iştirak halinde gerçekleştirdiği eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 339/1 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/2. maddesinde öngörülen memurun resmi evrakta sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.