Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 113 ada 22 parsel sayılı 123.011,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava ve temyize konu 113 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kabulüne, taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 113 ada 22 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.9.2011 tarihli rapor ve eki haritada (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi olduğu ve taşınmazın bu bölümlerinin davacı ...'nın zilyetliğinde olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanan delillerle belirlendiğinden davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümüne kadar taşınmaz malı iktisap edebilir. Mahkemece davacı adına belgesizden toplam 97.904,25 m2 yüzölçümünde taşınmaz tespit edildiği ve davacının keşif esnasında uzman bilirkişi tarafından 12.9.2011 tarihinde düzenlenen rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün adına tescili yönünde seçim hakkını kullandığı hususları gözetilmeden tek başına 100 dönüm sınırını aşan dava ve temyize konu 113 ada 22 parsel sayılı taşınmazın bütününün davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca; dava ve temyize konu 113 ada 22 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından 12.9.2011 tarihinde düzenlenen rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli taşınmaz bölümü yönünden davanın kabulüne, taşınmazın bu bölümünün ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası adı altında tarla niteliği ile davacı adına, dava ve temyize konu 113 ada 22 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümünün ise tespit gibi davalı Hazine adına ham toprak niteliği ile tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, dava konusu olmayan 116 ada 64 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde taşınmaz hakkında tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.