Hükümlülük
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün 7/56,07.04.2009 gün 16/50,16.06.2009 gün 57/168,17.11.2009 gün 212/269,24.11.2009 gün 164/275,12.07.2010 gün 155/172 sayılı kararlarında belirtildiği üzere mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilmiş olan müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhim, kendisine müdafii atandığından haberdar edilmeyen sanıklar açısından temyiz süresini başlatmayacağından, sanıklar ... ve ...'in hükümden sonra atadıkları müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğundan, adı geçen sanıklar müdafiinin eski ... getirme talebinin kabulü ile sanıklar ... ve ... ... yönünden Dairemizin 17.07.2008 gün ve 2007/407 esas, 2008/9271 sayılı bozma kararı ile sanık ... Akman hakkındaki 13.11.2008 tarihli mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin Dairemizin 13.10.2009 gün ve 2009/9180 esas ve 2009/12667 sayılı ilamları kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, sanıklar ... ve ... haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu
ve 5252 sayılı Yasanın 6. maddesi gözetilmeden cezanın nevinden bahisle 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanık ... 'ın kişiliği ile suçun işleniş biçimi irdelenmeden suç tarihinden sonra 11.01.2003 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve sanık aleyhine olan 4778 sayılı Yasanın 1. maddesi ile 765 sayılı TCK.nun 245. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicil belgesine göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık ...'a hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çev- rilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.