1) Katılan-sanık ... için; 5237 sayılı TCK.nun 81,35/2,53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına.
2) Sanık ... için; kasten yaralama suçundan TCK.nun 25/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, mağdur-sanık ...'un, mağdur-sanık ...'a yönelik eyleminin sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, mağdur-sanık ... hakkında mağdur-sanık ...'a karşı yasal savunma şartları altında müsnet eylemde bulunduğu kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, mağdur-sanık ... ve müdafiinin meşru savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle,
A-) Mağdur-sanık ... hakkında mağdur-sanık ...'u kasten yaralama suçu ile ilgili olarak verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın incelenmesinde;
Sanık ...'ın eylemi ile ilgili olarak, sanık hakkında hukuka uygunluk nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasının mahsus bölümündeki "TCY.nın 25. maddesi uyarınca kendisine ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve CMK.nun 223/2-d maddesi uyarınca beraatine" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (ONANMASINA),
B-) Mağdur-sanık ...'un, mağdur-sanık ...'a yönelik eyleminin incelenmesinde;
Sanık ...'un, gece saat: 03.00 sıralarında taksi ücretinin ödenmemesi nedeniyle çıkan tartışma sırasında bıçak ile mağdur ...'a bir kez vurduğu, toraksa nafiz olan yaralanma nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirdiği olayda, sanığın ani gelişen tartışma ortamında mağdura bıçakla vurmuş olması, yaranın sayısı ile sanığın ciddi bir engel neden olmamasına karşın eylemine kendiliğinden son vermesi dikkate alındığında, öldürme kastıyla hareket ettiği konusundaki şüphe hali sanık lehine yorumlanarak, sanığın 5237 sayılı Kanunun 61. maddesi uyarınca meydana gelen zararın ağırlığına göre alt sınırdan uzaklaşılarak, mağdura karşı silahla yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, suç vasfında hataya düşülerek, öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak (BOZULMASINA), 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.