Dosya incelendi.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Gizli soruşturmacı sivil giyimli kolluk görevlilerinin; sanık ...'dan 09.04.2012,13.04.2012,16.04.2012,17.04.2012 ve 20.04.2012 tarihlerinde, sanık ...'den 06.04.2012,10.04.2012,13.04.2012 ve 20.04.2012 tarihlerinde, sanık ...'dan 07.04.2012,13.04.2012 ve 17.04.2012 tarihlerinde, sanık ...'dan 09.04.2012 ve 16.04.2012 tarihinde uyuşturucu madde satın aldıklarının anlaşılması karşısında; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.04.2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; kolluk görevlilerinin gerçek iradesinin uyuşturucu madde satın alma değil, suçu ve failini belirleyecek suç delilini elde etme olduğu, sanıktan ikinci kez uyuşturucu madde alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım - satım" söz konusu olmadığı, sanığın hareketlerinin bütünüyle “uyuşturucu maddeyi satışa arzetme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıkların birden fazla uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili TCK'nin 43. maddesinin uygulanması suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,

2-Gerekçeli karar başlığına sanık ayrımı yapılmaksızın suç tarihinin “06.03.2012" olarak yazılması,

3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,07.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.