Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilince istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delil ve belgelerden; dava konusu Küçükçekmece İlçesi, Küçükçekmece Mahallesi, 1806 parsel sayılı taşınmazın
Bakırköy Tapulama Hakimliği'nin 1973/26 E. - 1975/61 K. sayılı mahkeme kararıyla 5360 m2 olan yüzölçümünün başka kişilere tapu çıkartmak için kök kayıttan ayrılarak kadastro ve tapuda ilama aykırı biçimde 53,60m2 olarak tescil edilmesi nedeniyle 5306,40 m2 küçüldüğü anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazın tapu tescil işleminin 01/02/1978 tarihinde kesinleştiği, TMK'nın 1007. maddesine dayalı tazminat davasının TBK'nın 146. (eski 125) maddesi uyarınca mülkiyet hakkının kaybedildiği 1978 tarihinden itibaren işleyen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı anlaşıldığından sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesi doğru olduğundan ilk derece mahkemesince davanın reddine, davayı takip etmeyen davacılar yönünden açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.