İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi ve 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında sürelerin durmasına, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere sürelerin on beş gün uzamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla,291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu,294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası,62 nci,52 nci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, hükmün düzeltilmesi suretiyle beraat hükmü verilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay günü Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisinde doktor olarak görev yapan katılan ile hasta yakını olarak hastanede bulunan sanık arasında muayene sırası sebebiyle tartışma çıktığı, tartışma sırasında, sanığın, katılana hitaben "Sen kimsin lan, gel lan dışarı, adam mısın sen?" dediği atılı suçun sabit olduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen “Sen kimsin lan, adam mısın sen?'' şeklinde sözlerin, muhatabın ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Hüküm fıkrasının (A) maddesinin hükümden tümüyle çıkarılarak yerine; "Her ne kadar sanık ... hakkında üzerine atılı kamu görevlisine hakaret suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; üzerine atılı olan fiil kanunda suç olarak tanımlanmadığından CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca Beraatine" ibarelerinin eklenmesi sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümün (B) bendinde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.