Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanığın 09.08.2013 tarihinde alkollü vaziyette, yalnız yaşamakta olan teyzesi katılanın evine gece saat bir sıralarında gittiği, katılanın yatması için içerideki odayı gösterdiği, ancak sanığın ''bugün seninle yatmak için geldim'' diyerek katılanın yanına oturduğu, daha sonra da katılanı kanepenin üzerine yatırıp bir eliyle ağzını kapatarak diğer eliyle üzerindeki kıyafetleri çıkardığı ve katılanı anal ve vajinal yoldan organ sokmak suretiyle zincirleme şekilde cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)102/2,3-c, 43/1, 102/5 maddeleri uyarıca beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan açılan kamu davasında; Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.11.2015 tarihli, 2014/23 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararı ile dosyadaki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Suçun sübut bulduğuna, katılanın olaydan hemen sonra şikayet edememesinin sanığın yeğeni olması nedeniyle makul kabul edilmesi gerektiğine, katılanın külotunda sanığın DNA’sının çıktığına, aralarında herhangi bir husumet bulunmayan yeğenine karşı iftira atmasını gerektirecek bir durum bulunmadığına, katılanın lekelenmeyi göze alarak olmamış bir olay hakkında iddiada bulunmasının mümkün kabul edilemeyeceğini, katılanın durduk yere hem kendisini hem de öz yeğeni olan sanığı hakkında bir iddiada bulunarak lekelemeyeceğine yönelik olduğu görülmüştür.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 08.11.2015 tarihli, 2014/23 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.