Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, beş adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davada taraf olarak gösterilmeyen paydaş ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalılardan ...’un davacıya borcu nedeniyle başlatılan icra takibinde, AfyonKarahisar İcra Hakimliğinden alınan yetki belgesine dayanarak davalıların murisi ...’dan intikal eden parsellerde ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamışlardır. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

1-Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur.
Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dosya arasında mevcut tapu kaydında, davaya konu 32,33,34,41 ve 1 nolu parsellerde davalıların murisi ...’un dışında ...’un da paydaş olduğu ve ...’a dava dilekçesi tebliğ edilmediği, davada taraf olarak gösterilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece davacıya tapu paydaşı ...’un davaya katılmasını sağlamak üzere önel verilerek adı geçene dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

2- Davaya konu edilen taşınmazlarda pay sahibi olan davalıların murisi ...'un mirasçılık belgesine göre kızı ... ( ...)’un 1959 doğumlu olduğu gerekçeli kararın kendisine bizzat tebliğ edildiği ve hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Davaya dahil edilen ... ...’un ise 1928 doğumlu olup baba adının ... olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya dahil edilen 1928 doğumlu baba adı ... olan ... ...’un paydaş ... mirasçısı olmadığından, mirasçılarının davalı sıfatıyla davaya dahil edilip, tapuda paydaş olmayan üçüncü kişiye satış bedelinden pay verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda 1 ve 2.bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 27.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.