Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, kooperatif arsalarının paylaştırılmasına rağmen ortak alanlardaki hizmetlerin yürütülebilmesi amacıyla kooperatifin feshedilmediğini, müvekkili kooperatifin verdiği hizmetlerden yararlanmasına rağmen davalının bedel ödememek için ortaklıktan istifa ettiğini, kooperatif hizmetlerinden payına düşen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itiraz ettiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş ıslah yoluyla talebini 1.600,00 TL ana para, 1.292,87 TL gecikme faizi olarak bildirmiştir. İtirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatiften istifa ettiğini, dava konusu yerin boş arsa olup kooperatif tarafından herhangi bir hizmet verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davalının kooperatif hizmetlerinden yararlandığı bu hizmetlerin karşılığı olan aidatları ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği uyuşmazlık dışıdır. Davalı üye olmasa da genel hizmetlerden yararlanmanın karşılığı olan genel giderlerden sorumludur. Bu durumda mahkemece, takipte istenen aidat alacağı kapsamında hangi kalemlerin yer aldığı tespit edilerek kooperatif hizmetlerinden yararlanmanın karşılığı olan genel giderler için TBK'nın 117. maddesi hükmüne uygun temerrüt ihtarı gönderilmesi halinde yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte talepte bulunulabileceği dikkate alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının yararlandığı hizmet karşılığı aidat belirlenmeden genel kurulda karar altına alınan aidatın tamamından ve genel kurullarda kararlaştırılan faizden sorumlu tutularak karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcın talep halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.