Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçede kısmen yer alsa da herhangi bir karar verilmemesinin usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir

Uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanık hakkında ele geçirilen uyuşturucu maddeler nedeniyle, "uyuşturucu madde ticareti yapma” ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçlarıyla ilgili her iki suça ilişkin suç adı ve sevk maddelerinin yer aldığı "...şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kullandıkları ve aynı zamanda satışa arz etmek amacıyla bulundurdukları..." gerekçesini içeren tek eylem anlatılıp eylem ikiye bölünerek yanlış değerlendirme sonucu 18.11.2015 tarihli iddianame tanzim edildiği, Mahkemece gerekçe kısmında "... sanık ...'in savunmalarında uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddialarının reddettiği gibi uyuşturucu kullanmadığını beyan ettiği, beyanlarının aksine herhangi bir delil elde edilemediği..." ve " bu kapsamda her iki sanığında uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli, şüpheden uzak, somut delil elde edilemediği" hususlarına yer verildiği, ayrıca hüküm kısmında hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinden suç nitelendirmesi "uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu olarak yapılıp belirtilen suça ilişkin beraat kararı verildiğinden, mahkemenin uygulamasında isabetsizlik görülmeyip tebliğnamenin bu konuya ilişkin düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2024 tarihinde karar verildi.