HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Temyiz kapsamına göre inceleme yalnızca sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.04.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/1-2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53,54 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları, bağlantılı dosya sanığı ... hakkında ise silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53,54 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ...'ın silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1-2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62,52/2-4,63,53 ncü maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna, sanık ... hakkında ise silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 39,62,52/2-4,53 ncü maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, silahların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 ncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, bağlantılı dosya sanığı ... hakkında kurulan hükmün ise bozulmasına karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın kolluk ifadesinin baskı ve yönlendirme ile alındığına, sanık hakkında başkaca bir delil bulunmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine,
Sanık ...'ın temyiz sebepleri; aramaların usulsüz olduğuna, sanıklardan ... hakkında yasak sorgu yöntemleri uygulandığına, hakkındaki delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına ilişkindir.

Kolluk tarafından 11.02.2018 tarihinde şüphe üzerine durdurulan araçta temyiz dışı sanıklar ..., baba ve oğul olan sanıklar ... ve ...'ın bulunduğu, araçta yapılan aramada dört adet ruhsatsız tabanca bulunduğu ve tabancaların alınan kriminal rapora göre 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğunun anlaşıldığı, bir hafta sonra polisin aracının yanında bekleyen sanık ...'dan şüphelendiği, sanığın polise aracında bulunan dört adet ruhsatsız tabancayı teslim ettiği, sanık ...'ın savunmalarında sanık ...'tan temin ettiği tabancalardan dört tanesini sanıklardan ...'ın bir araç alım satımı için kendisiyle tanıştırdığı... ve ...'a sattığını, iki tanesini sanık ...'e sattığını beyan ettiği, sanık ...'ın da beyanlarında sanık ...'ın silah talebini tağdil edilmiş silahları satan sanık ...'e ilettiğini ve iki adet silahın bu şekilde alındığını, sanık ...'a bir adet silahı da ödünç verdiğini beyan ettiği, sanık ...'ün sanık ...'dan silah satın aldığını kabul ettiği ve iki adet silahı kolluk görevlilerine teslim ettiği, dosya kapsamında ele geçirilen on adet silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğuna ilişkin raporların alınmış olduğu anlaşılmakla sanıklar ... ve ...'ın atılı silah ticareti yapma suçunu işledikleri iddialarına ilişkindir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair en önemli kanıtın, ...'ın avukat huzurunda poliste sıcağı sıcağına verdiği ifade olduğu, ...'ın yargılama aşamasında değişen anlatımlarının cezadan kurtulmaya veya daha az ceza almaya yönelik olduğu değerlendirildiğinden değişen anlatımlarına itibar etme olanağının bulunmadığı, sanıklardan ...'ın ise yargılama aşamasında, soruşturma aşamasındaki ifadesinden dönmesine rağmen esasen bu olayla bağlantılı olduğunu dolaylı olarak ortaya koyduğu, zira; polisteki ifadesinde, ...'a silah satmadığını, ödünç verdiğini, ...'ın kendisinin aleyhine beyanlarının doğru olmadığını belirtmesine rağmen duruşmada ...'a sadece geçici olarak kullanıp iade etmesi için bir adet tabanca verdiğini beyan ettiği, ...'ın ... hakkında soruşturma aşamasında verdiği ifadelerin diğer kanıtlarla örtüşmesi nedeniyle ...'ın ... yönünden ifadesinin atfi cürüm olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sanık ...'in ...'dan 2 adet tabanca aldığını tüm aşamalarda samimi olarak beyan etmekle ...'ın soruşturma aşamasında verdiği ifadenin doğruluğunu teyit ettiği, keza; ...'ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, Erzurumlu baba oğul olarak tanımladığı kişilerin sanıklar... ve ... olduklarının tespit edilmesi nedeniyle bu yöndeki ifadesinin de kesin kanıtlarla teyit edildiği, aynı zamanda; gerek baba-oğul olan sanıklar... ve ...'ın ifadeleri ve gerekse ...'ın sonradan dönmüş olsa bile mahkememizce hükme esas alınan ve inandırıcı görülen polisteki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'nin baba oğul olan sanıklar... ve ...'ı ... ile buluşturduğu, ...'ın bu kişilere silah satmasında aracılık ettiğinin sabit olduğu, bu bağlamda; sanık ...'nin silahların alınıp satıldığından haberdar olmadığına dair beyanlarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edildiğinden bu savunmaya itibar etme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ... ve sanık ...'ın birlikte hareket ederek silah ticareti yaptıkları kabul edilerek temel cezanın 6136 sayılı Kanunu'nun 12/2. maddesinden tayin edilmiş olması nedeni ile uygulama maddesinin 6136 sayılı Kanunu'nun 12/1-2 olarak gösterilmiş olması sonuca etkili görülmediğinden maddi hata olarak kabul edilerek mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Dairemizin 2022/5943 Esas sayılı dosyasıyla birlikte yapılan incelemede;

1.Sanık savunmaları, ihbar ve arama tutanağı ile ele geçirilen tabancalara ilişkin alınan kriminal raporlara göre delillerin hukuka aykırı elde edildiği yönündeki temyiz gerekçelerini destekleyecek delil sunmayan sanıklardan ...'ın diğer sanık ...'tan temin ettiği silahları iki farklı olayda sattığı anlaşılmakla sanıkların silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/375 Esas, 2019/4192 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.