Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararının ve 13.10.2016 tarihli ek kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
1-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan iddianame düzenlenerek sevk maddelerince cezalandırılması talep edildiği hâlde 12.07.2016 tarihli asıl kararda sanık hakkında sehven hüküm kurulmadığı tespit edilerek 13.10.2016 tarihinde ek karar ile hüküm kurulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında ek karar ile verilen 13.10.2016 tarihli karara ilişkin dosyanın daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8/1. fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, esası incelenmeyen dosyanın mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 12.07.2016 tarihinde mahkûmiyet hükmü kurulduğu, mahkemece sanık ... hakkında sehven hüküm kurulmadığı belirtilerek 13.10.2016 tarihli ek karar ile sanık ... hakkında yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, ek karar ile sanık ... hakkında mükerrer olarak kurulan hüküm sebebiyle 13.10.2016 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'nın karar tarihinden sonra, 25.12.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.