İstinaf başvurusunun esastan reddi
Samsun
Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Temyiz kapsamına göre inceleme yalnızca sanık ... hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.11.2017 tarihli iddianamesi ile sanık ... ve temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2-4,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53,54 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle açılan dava ile Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.11.2017 tarihli diğer iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında aynı suçtan açılan davanın Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli kararı ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
2. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2018 tarihli 2017/340 Esas 2018/315 Karar sayılı kararı ile sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'nın silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmekle; sanık ...'ın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,63 ve 53 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, suça sürüklenen çocuk ...'nın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62/1,52/2-4,63 ncü maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 11.100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suça konu silahların TCK'nın 54/4 ncü maddesi gereğince müsaderesine, sanıklar ... ve ...'ın ise beraatlerine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli 2018/3327 Esas 2020/286 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine (suça sürüklenen çocuk ... bakımından kesin olarak) karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; suçun sübutuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına ilişkindir.
Yapılan bir ihbar üzerine sanık ... ve arkadaşı suça sürüklenen çocuk ...'nın Rize'den İstanbul'a silah naklettiklerinin bildirilmesi üzerine, şahısların bindiği otobüsün durdurulduğu ve sırt çantalarında yapılan aramada sanıklardan Sabri Can'ın sırt çantasında 3 adet, suça sürüklenen çocuk ...'nin sırt çantasında 2 adet tabanca yakalandığı, sanıkların beyanlarında silahları beraat eden sanık ...'dan aldıklarını ve beraat eden sanık ...'a götürdüklerini beyan ettikleri, tabancalara ilişkin alınan raporlara göre 6136 sayılı Kanun kapsamında olduklarının belirtildiği anlaşılmakla atılı silah ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nın, Rize ili Pazar ilçesinden el yapımı 9 mm çapında ruhsatsız 5 adet tabancayı temin ettikleri, sanık ... tarafından sanıkların bu silahları İstanbul ilinde piyasaya sürecekleri hususunda ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine durdurulan otobüste bulunan sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'nın çantalarında yapılan aramada 5 adet tabancanın ele geçirildiği, uzmanlık raporunda ise silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Sanık ... savunmalarında özetle; ele geçirilen beş adet silahın üçünün kendisine ait olduğunu, bunlardan bir tanesini kendisine, bir tanesini babasına, bir tanesini de yakın arkadaşı olan Ahmet isimli kişiye hediye etmek amacıyla götürdüğünü ve silahları diğer sanık ...'dan satın aldığını, amacının silahları hediye etmek olduğunu satmak için götürmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... savunmalarında özetle; ele geçen silahların iki tanesinin kendisine ait olduğunu, bir tanesini kendisi taşımak için aldığını, diğerini ise diğer sanık ...'a İstanbul ilinde hediye etmek için götürdüğünü, diğer iki tane silahın ise sanık ...'a ait olduğunu, beşinci tabancanın ise iğnesinin kırık olduğunu, silahların her birini 1.000,00 TL karşılığında sanık ...'dan aldığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ..., atılı suçlamaları kabul etmeyerek sanıklar ... ve ...'a yönelik isnat içeren beyanlarda bulunmuş iseler de; bu savunmalarının kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik atfı cürüm niteliğinde aşamalarda çelişkili beyanlardan oluşması, zira olağan hayat koşulları içerisinde hiç kimsenin kendi naklini yaptırdığı ruhsatsız silahların yakalanması amacıyla kolluk güçlerine ihbarda bulunmayacağı, sanık ... tarafından yapılan bu ihbarın içeriğiyle örtüşür şekilde sonrası yapılan istihbari çalışmanın neticesinde ihbara konu silahların ele geçirilmiş olması karşısında atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmıştır.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Suça sürüklenen çocuğun ve sanığın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetlerine konu, ilk derece mahkemesi kararında, usul veya esas yönüyle herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
1. Sanık savunmaları, ihbar ve arama tutanağı ile ele geçirilen tabancalara ilişkin alınan kriminal raporlara göre sanığın silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2018/3327 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.