Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmün temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2012 tarihli kararında sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 7.000 TL ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verimiştir.

2.Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2012 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/24247 Esas, 2017/24964 Karar sayılı kararı ile; uzlaşma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli kararında sanık hakkındadolandırıcılık suçundan, 7.000 TL ve 5.000 TL adli para cezası ve edimli uzlaşma nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 03.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 2019/710 Esas, 2019/1133 Karar sayılı kararıyla sanığın edimini yerine getirmediği anlaşıldığından, hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50,52 nci maddeleri gereğince 7.000 TL ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verimiştir.

Sanığın temyiz isteği, denetimde olduğu için kalan taksitleri ödeyemediğini, gereğinin yapılmasını, kararın bozulmasına ilişkindir.

Olay tarihinden 2 ay kadar önce tanık ...'ın, bulunduğu yerden oto-stop'la şehir merkezine gitmek üzere yukarıda açık kimlikleri ...'ın kullandığı bir araca bindiği, ...'in ismini Murat olarak söyleyerek rent a car'cı olarak araba alım-satımı işini yaptığını söyleyerek, araba almak istediğinde kendisini araması için tanığa 0533 031 ... ve 0543 926 ... olan telefon numaralarını verdiği, daha sonra araba almak isteyen arkadaşı tanık ...'a bu numaraları verdiği, tanık ...'ın babası şikâyetçiye araba almak için 0533 031 ... numaralı telefonu arayarak sanık ...'la bağlantı kurduğu, ...'in kendisini ... olarak tanıttığı, elinde Kia Rio marka ve tipte 2011 model araba olduğunu söylediği, 31.10.2012 günü aracı, araç sahibi olan ve araç kiralama işi yapan sanık ...'in iş yerinden alarak sanık ... 'la birlikte aracı, katılan ve tanık ...'ın bakmaları için Konya Kia servisine getirdikleri, sanık ...'ın kendisini ... olarak ve söz konusu otomobilin sahibi olarak tanıttığı, katılanın servise 150,00 TL para vererek otomobili incelettiği ve 10.000 TL karşılığında otomobilin alımı hususunda anlaştıkları, sanık ...'ın eşinin ameliyat olacağını acil 3.500 TL paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, bu şekilde şifahi anlaşmadan sonra tarafların ayrılarak servisten çıktıkları, sanık ...'ın telefonla katılan ve katılanın oğlu tanıkla irtibat kurduğu, aynı gün saat 16.00 sıralarında katılanla tekrar Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisi önünde buluştukları, katılanın burada sanık ...'a 5.000 TL para verdiği, sanığın da otomobili ameliyattan dolayı pazartesi teslim edeceğini söylediği, akabinde ...'in aracı büyük Kipa market önünde katılana teslim ettiği, kalan 5.000 TL parayı aldığı, katılanın verdiği paralar için sanık ... ve ...den imza aldığı, daha sonra ...'in katılanı arayarak aracın ruhsatını temin ettiğini, aracın devri için buluşalım dediği ve Konya 2. Noterliğinde katılanın ... ve Hakan'la buluştukları, sanık ...'ın isteği ile ...'in otomobilin stepnesini düzeltmek için anahtarını katılandan aldığı, notere katılan ile Hakan'ın gittikleri, bir süre noterde kayıtlarda araç sahibi olarak gözüken şahsı bekledikleri, çay içmek için çay ocağına çıktıkları, bu şekilde hileli hareketlerle katılan önce aldatıp parasını aldıkları sonra aldatıp verdikleri otomobilin anahtarını aldıklarını ve bir süre noterlikte oyaladıktan sonra parayı iade etmeden otomobil ile uzaklaştıkları iddia ve kabul edilen olayda temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.