Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2-2. cümlesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
Sanıklar müdafinin temyiz isteği, sanıkların atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.
Kentsel sit alanı ve koruma amaçlı imar planı içerisinde kalan tescilli taşınmazların bulunduğu parselde izinsiz ağaç kesimi yapıldığının, kesilen ağaçların çaplarının 15 cm'den büyük olduğunun tespit edilmesi üzerine taşınmaz maliki sanık ... ile 22.02.2011 tarihli vekaletname ile yetkilendirdiği sanık ... hakkında dava açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, keşif esnasında mahkemece yapılan gözlemde arsanın terk edilmiş vaziyette olduğunun görülmesi, tanık ...'nın yeminli beyanında sanıkların arsada bulunan ağaçlara önem verdiklerini beyan etmesi, sanıkların söz konusu ağaçları kesmediklerine yönelik sabit beyanları, sanık ...'nin suç tarihi itibariyle Geyve Açık Ceza İnfaz kurumunda bulunması, sanıkların arazi üzerinde bulunan 15 adet ağacı kestiklerine veya kestirdiklerine ilişkin kesin, inandırıcı, şüpheden uzak delillerin bulunmaması, arsanın sanığa ait olmasının söz konusu ağaçların sanıklar tarafından kesildiği yönünde yorumlanamayacağı değerlendirilerek sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, her ne kadar sanıklar savunmalarında suça konu ağaçları kendilerinin kesmediğini, başka şahıslar tarafından kesildiğini belirterek suçlamaları kabul etmemişlerse de, sanık beyanlarında suça konu yerde turistik tesis çalışmaları yapıldığı, proje aşamasında olduğunu beyan etmeleri, ağaçların kesilmesi neticesinde sanıkların lehine fayda sağlanacağı, sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri vicdani kanaatine varılarak ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.
1. Sanık ...'nin Mahkumiyetine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında, suça konu arazide turizm amaçlı tesis projesi yürütülmekte olduğunu, ağaçların kesilmesinin projelerine zarar verdiğini, yeniden ağaçlandırma yapılacağını, arazinin etrafının açık olduğunu, ağaçların meçhul kişiler tarafından kesildiğini, suç tarihinde başka bir suçtan cezaevinde olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'ın savunmasında, suça konu arazinin etrafının duvarlarla çevrili olduğunu, ancak kapısının ahşap olduğunu, rahatlıkla başkaları tarafından girilebilecek nitelikte bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmış ise de, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık ...'e ait arazide 15 adet yetişkin ağacın kesilmesi eyleminin sanığın bilgisi ve talimatı dışında gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilerek, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ...'nın Mahkumiyetine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ...'nın aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmalarında, suça konu ağaçların kesilmesi eylemiyle bir ilgisinin olmadığını, ağaçların kesildiğini proje mimarı tanık ...'nun haber vermesiyle öğrendiğini, sanık ...'in verdiği vekaletname uyarınca belediye ve koruma bölge kurulunda evrak takibi yaptığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in de 27.03.2015 tarihli talimat duruşmasındaki beyanında, sanık ...'ın konuyla bir ilgisinin bulunmadığını, proje ile ilgili iş takibi yapmadığını, sadece evrak takibi yaptığını ve mağdur olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.