İşkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26.maddesi uyarınca tazmini istemli davanın yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ile karşı taraf adına Av.... geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;

2-Davacı Kurum tarafından, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneği toplamı 35.541,26 TL’nin %50’si olan 17.770,63 TL’nin tahsili amacıyla Ayvalık Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2011/99 Esas sayılı davanın açıldığı, 31.05.2011 tarihinde ise iş bu dava ile birleştirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; kararın yazımında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddelerinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi” yönündeki hükümlerinin dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin, birleştirilen davadaki talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması, öte yandan; davacı Kurum tarafından yapılan yargılama giderinin eksik hesaplanmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.