Davacılar ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/06/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
a)Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece,istemin kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın dairemizce bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Mahkemece verilen ilk karar dairemizin 22.02.2011 gün ve 2009/14696 – 2011/1737 esas karar sayılı ilamı ile “…sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirme yapılmadan tazminat hesabından düşülmesi ve kask takmayan desteğin bölüşük kusuru olduğu kabul edilerek uygun bir indirim yapılmamasının doğru olmadığı…” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sırasında davacılardan ...nın alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 10/04/2012 günlü ıslah dilekçesi ile istemini artırması nedeni ile davacı ... yönünden ıslahla artırılan miktar üzerinden bölüşük kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 4.2.1948 tarih ve 1944/10 esas ve 1948/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtildiği gibi ıslah, soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip, Yargıtay'ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nın 177. maddesi uyarınca da ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Mahkemece, davacının ilk talebi ile bağlı kalınarak bu bedele karar verilmesi gerekirken, bozmadan sonra yapılan ıslah talebi nazara alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
b)Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda karar tarihinden sonra asgari ücret miktarında 6 kez değişiklik olduğu belirtilerek yeniden maddi zarar hesabı yapılmış, sigorta ödemesi güncellenerek bu miktar üzerinden indirime gidilmiş ise de;Dairemiz 22.02.2011 gün ve 2009/14696 esas – 2011/1737 karar sayılı ilamında "olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı 24.10.2007 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 15.12.2008 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenmesi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediği "gerekçesi ile bozma yapılmıştır.Dairemizin bozma ilamından da açıkça anlaşılacağı üzere yeniden maddi zarara yönelik hesaplama yapılmadan güncellenen sigorta ödemesinin, ilk karardan önce 15.12.2008 gününde alınan bilirkişi raporunda belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekirken yazılı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenlede bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.