İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2020/362 Esas, 2021/113 sayılı kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 302/1,3713 sayılı yasanın 5/1,5237 sayılı Kanun'un 62,53,58/9,63 üncü maddeleri
uyarınca mahkumiyet; kasten öldürmeye teşebbüs etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g, 3713 sayılı Kanun'un 5/1,5237 sayılı Kanun'un 35/2,62,53,58/9,63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2021/1146 Esas, 2021/638 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Yetersiz delil ile karar verildiğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığı eylemlerinin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda Sur mahallesinde tünel kazıp, güvenlik güçlerine yönelik EYP'li saldırılarda kullanılan bombaların basma düzeneklerini, kablolarını ve patlayıcılara kaynak olan pil bloklarını hazırlamak şeklindeki eylemlerin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarının sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 23.06.2021 tarihli ve 2021/1146 Esas, 2021/638 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.