Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62,53,58 inci maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkin süre tutum dilekçesine ilişkindir. Gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.
Sanık adına İstanbul ilinden ... kargo ile uyuşturucu madde gönderileceği ihbarı yapılması üzerine, sanığın elinde kırmızı beyaz bir poşetle kargodan çıktığı görülmesi üzerine, Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/07/2013 tarih ve 2013/325 değişik iş nolu arama kararına istinaden yapılan üst aramasında, ... isimli bayana ait kimlik kartı ve üzerinde MNGSHOP ibareli 2 nüshadan oluşan irsaliye fatura ve bu irsaliye faturaya yapıştırılmış MNGSHOP ibaresi bulunan boş zarf ile, cüzdanının içerisinde Nilüfer Nayın adına düzenlenmiş kimlik kartı ile 1 adet vesikalık fotoğraf ele geçirildiği, kriminal incelemeye göre suça konu nüfus cüzdanları üzerindeki sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğu iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2.Ancak,
a)5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda ele geçen suça konu nüfus cüzdanlarının farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
b)Adli Emanetin 2013/3827 sırasında kayıtlı sahte belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı olup,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmiş olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından 2/a bendinde belirtilen hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamış ve bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili bölümünde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraftaki “2 yıl 1 ay” ibaresinin çıkartılıp yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasından, Adli Emanetin 2013/3827 TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine, ibaresinin çıkartılarak yerine "Adli Emanetin 2013/3827 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına,” ibaresinin eklenmesi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2024 tarihinde karar verildi.