Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ..., ... ve ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 371 ada 19 parsel sayılı 3.110,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davalı ... oğlu ...'ın Kadastro Komisyonu'na yaptığı itiraz kabul edilerek, dava konusu taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve tutanağın beyanlar hanesinde ... oğlu ..., ... ve ... oğlu ...'ün ölü olduğu gösterilmek suretiyle verasete iştiraken davalılar ... ve ..., ... ve ... ile ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın ham toprak niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ..., ... ve ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 371 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar ... ve paydaşlarının tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliklerinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından bir kısım davalılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.