Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/01/2009 gün ve 2008/53-2009/6 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.02.2011 gün ve 2008/53-2009/6 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin giyim alanında faaliyet gösteren ve tanınmış bir firma olduğunu, “MAX FASHIONS” ibaresinin 14,18,25 ve 35. sınıflarda yer alan bir kısım mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde tescili için davalı nezdinde yaptıkları başvurunun sadece 18. sınıfta yer alan “cüzdanlar” emtiası için kabul edildiğini, diğer sınıflar yönünden reddedildiğini, yapılan itirazın YİDK tarafından, davacı başvurusuna konu ibarenin 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi gereğince “MAXX, MAX MEN, MAX AUDİO, MAXBABY, MAKS MT TEKSTİL” ibareli markaların aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, başvurunun emtia listesinden çıkartılan mallar için de resmi marka bülteninde ilanına ve tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, başvurunun esaslı unsurunun “MAX” olduğu, redde mesnet “MT maks TEKSTİL” ibareli markanın esaslı unsurunun da “maks” ibaresi bulunduğu, “maks” ve “max” ibarelerinin görsel anlamda ayırt edilmeyecek kadar benzer, anlam, işitme ve telaffuz bakımından ise tamamen aynı olduğu, “İŞYAPAN MAX SHOES” markasının esaslı unsurun markanın bütünü olduğu; “İŞYAPAN” ibaresinin markayı sair markalardan ayırt etmek amacıyla kullanıldığı, “MAX” ve “SHOES” ibarelerinin ise aynı ağırlıkta olarak marka içinde şekilli ve şekilsiz olmak üzere iki defa yer verilerek bu hususun teyit edildiğinin görüldüğünü, bu nedenle davacı başvurusu ile bu markanın KHK 7/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, davacı başvurusundan bu marka gerekçe gösterilerek çıkarılan emtiaların tescil edilmesi gerektiği, bunların "ayak giysileri, kemerler, sandaletler ve terlikler" olduğu; “MAXX”, “MAX MEN” ve “MAXBABY” markaları ile davacı başvurusunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu; “MAX AUDİO” markasının “max” ibaresi ile birlikte gözlük veya maske olarak algılanmaya elverişli bir şekil unsuru ile birlikte “audio” ibaresi de yer aldığı, markayı çerçeveleyen beyaz çizgiler ile zemin renginin esaslı unsur konumunda olmadığı, “Audio” kelimesinin markanın tescil kapsamındaki 37. sınıfa giren tamir, bakım ve tesis hizmetleri bakımından vasıf bildirse bile 35-08. sınıftaki hizmetler yönünden ayırt edici nitelik taşıdığı, bu marka gerekçe gösterilerek dava konusu başvurunun 35-08. sınıftaki hizmetler bakımından reddedildiği, “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi için ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için tescil edilmiş olmakla birlikte, orta seviyedeki bir tüketicinin “max audio+şekil” markası ile “max fashion” markaları arasında iltibasa düşmesinin ihtimal dışı gözüktüğü, markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK’nun kararının kısmen iptali ile 25. sınıfta “ayak giysileri, kemerler, sandaletler ve terlikler” açısından ve yine 35-08 sınıfta “müşterilerin malları elverişli bir biçimde görmesi için ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” açısından iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.