Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı...Grup İnş. Yapı Malzeme Doğ. San Tic. Ltd. Şti'nden alacaklı olduğunu davalı borçlu aleyhine takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulün önce ...'e ondan da ...'e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekili ile diğer davalılar arasında organik bağ olmadığını, iyi niyetle söz konusu gayrımenkulü internette gördüğü ilana göre bedelini ödeyerek satın aldığını, dosyaya geçerli bir aciz vesikası ibraz edilmediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu tasarrufun iptali davasının öncelikle zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı diğer davalı şirketten alıp 2014 yılında ...'e satması işleminde muvaazaa bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı şirket ile herhangi bir ticari ya da benzer ortaklığının bulunmadığını, müvekkilinin müteahhitlik yapması sebebiyle bu şirkette sadece birkaç kez fayans ve benzeri malzeme alımı konusunda ticaret yaptığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 80.000,00 TL'ye satın aldığını, alınan bedelin zemin katta bulunan bir daire için uygun olduğunu, müvekkilinin dava konusu daireyi 07.05.2014 tarihinde diğer davalı ...'e emlakçı vasıtasıyla sattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı...Grup İnş. Yapı malz. Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti'ne usulüne uygun çıkarılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği, duruşmalara da iştirak etmediği anlaşılmıştır .
Mahkemenin 27.11.2019 gün, 2018/235 E- 2019/437 K sayılı kararı ile; davalı şirket ile arasında ticari ilişkinin varlığı sabit olduğundan, tecrübe kuralları gereğince davalı şirketin 07.10.2013 tarihinde dava konusu 275 Parsel zemin katta bulunan 5 numaralı bağımsız bölümü davalı ...'e sattığı tarihte davalı şirketin borç ödemekten aciz halinde olduğunun davalı ... tarafından bilindiğinin kabul edildiği, davalı ...'ün taşınmazı 07.05.2014 tarihinde davalı ...'e devrettiği görülmekle, dosya kapsamında davalı ...'in kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı anlaşıldığından ve davacı alacaklı banka vekili 4.11.2019 tarihli dilekçesinde davanın bedele dönüştürülmesini talep ettiklerini yazılı olarak beyan etmiş olmasına göre; davalı üçüncü kişi ... taşınmazı devrettiği tarihteki değer oranında alacaklının takip dosyasındaki asıl borç ve ferileriyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının müvekkil ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğunu kanıtlayamadığını beyan ederek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2021 gün, 2020/551 E- 2021/986 K sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
İİK'nun 280 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece davalı borçlunun müteahhitlik işi ile iştigal ettiği, davalı ...'ün de davalı borçluya fayans ve benzeri malzeme satışında bulunduğunun beyan edilmiş olmasına göre davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğu kabul edilerek davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Somut olayda; davalı ...'ün iştigal alanı ile ilgili olarak davalı borçluya bir kaç ürün satışı yapması, başkaca bir bağ olduğunun(Her ne kadar bölge adliye mahkemesi
gerekçeli kararında; dava konusu gayrımenkul yönünden kat irtifakı kurulduktan sonra 3 gün içerisinde el değiştirilmesi de iptal nedeni olarak gösterşilmişse de, bir gayrımenkulün kat irtifakı kurulduktan sonra kısa sürede el değiştirmesi İİK 277 ve devamı maddelerine göre iptal nedeni değildir) da davacı tarafından da ispat edilememiş olmasına göre, sadece davalı ...'ün beyanına göre birkaç kez ticari alış veriş yapılmasının, davalı ...'ün, davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunu gösteren açık emare olarak kabul edilmesi doğru değildir. Bu sebeple; davanın ... yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Değerlendirme bölümünde yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, kararın BOZULMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,
HMK'nun 373/1 hükmü gereğince dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.